Bozcaada’nın İnsanları- Mendirek Gazetesi’nde Çıkan Yazım

Bu sene ilk kez Bozcaada’ya gittim. Yaklaşık 1 hafta kaldım ve adanın insanlarıyla bol bol sohbet ettim. Öyle ki, ada insanları, birer birer aklıma yazıldılar. Kolay kolay da çıkmıyorlardı aklımdan. Sahi instagram paylaşımlarımda sık sık Bozcaada’ya yer vermek isteyişimin sebebi bu muydu? Doğrusu daha bilmiyorum. İkinci gidişimde belli olur, bunun neyin kafası olduğu?

Gelelim gözlemlerime…

Adı gibi işlenmemiş, bozulmamış, kendi olmayı başaran insanları var Bozcaada’nın. Öfkelerini net bir şekilde belli ederler, sevinçlerini de. Tıpkı ada rüzgarları ve adanın denizi gibiler. Esince tam esen rüzgar, durulunca tam durulan denizleri gibi. Haa, istisnalar kaideyi bozmaz…

Adanın insanlarında gözlemlediğim bir diğer detay da, hayatın akışını kabul etmek. Bir şehirli gibi başkaldırı yok. Sanıyorum, doğanın içinde yaşamak da, bunu gerektiriyordu. Rüzgarın durumuna göre denize açılmak, iklimin, sıcaklığın durumuna göre şarap yapmaya başlamak gibi. Yani doğa onları yönlendiriyor. Neden sıkıntı yapsınlardı?
Hayatlarında baştan savmalık yok. Evlerinden tut, yaptıkları mekan yemeklerine kadar.
Abartı yok. Sadelik içinde güzeli aramak var.
Rol yok, feribota bindikten sonra ‘kendin’ olup gelmen şart mesela…
IMG_9882
İnsanlara soruyorum neden Bozcaada’ya tekrar tekrar gidiyorsunuz? Gelen ortak yanıt şu: “İnsanlar burada çok doğal davranıyor! Sıcaklık ve insanlık hissediyorsun. Mekanlarda ticari algı çok az. Kendi evinin bahçesindeymiş gibi hissediyorsun.”
İşte bir adanın, ülkenin diğer tatil bölgelerinden ayrışan en büyük farkı bu. Dilerim, bu durum hep korunur.
Adanın insanlarının bir çoğunun öyküsü var. Bu durum, adayı daha da gizemli hale getiriyor. Buraya tatile gelen birçok insan, herhangi bir mekan işletmecisine özeniyor. Onların yerinde olmak istiyor. Öyle kolay mı işletmecilik? Hiçbir şey dışarıdan göründüğü gibi kolay değil.
Hani adadan kaçış oyunları vardır ya… Adanın insanlarının hikayelerinde tam tersine şehirden adaya kaçış var. Gelip bir süre kalanlar, kolay kolay herhangi bir şehre geri dönüş yapmıyorlar.
Eylül ayı, benden söz aldı. Tekrar Bozcaada için yollara düşülecek. Çünkü adaya sadakat, ada havasını alan herkes için geçerli!
Samimiyet adasını seven herkese benden sevgiler…
Serap Doğan / Gurme Gezgin
NOT: Bu yazı, Bozcaada Mendirek Gazetesi Ağustos-Eylül sayısında yer almıştır. Her hakkı saklıdır.

1 Yorum / Siz de alta yorum ekleyin.

  1. Çok doğru tespitler. Bir dahaki gelisinizde sizi misafir etmek isteriz.
    Saygı ve sevgiler.
    Kemal Furuncı
    Mimar YTÜ
    Nar Adaevi / Nar Bağevi

Bir Cevap Yazın